Bizden online teklif iste724 Psikoloji
Ekrem Çulfa, istanbul, Üsküdar, Kadıköy, Acıbadem, Psikolojik Danışmanlık Merkezi, Telefonu, 0533 373 81 23 ,pedagog ile ilgili aramalar, pedagog tavsiye, pedagog istanbul, pedagog anadolu yakası, pedagog devlet hastanesi, pedagog ücretleri, pedagog bölümü, pedagog nedir ne yapar, pedagog gülten, pedagog, Acıbadem Psikolojik Danışmanlık www.acibadempsikolojikdanismanlik.com/ 0533 373 81 23 Kendimizle ve çevremizle ilgili sahip olduğumuz düşünceler, tavırlar, yargılar ister olumlu olsun ister olumsuz çoğunlukla bizim tarafımızdan ...
  • Anasayfa
  • https://www.facebook.com/724PsikolojikDanismanlikMerkezleri
  • http://www.twitter.com/724psikoloji

7/24 Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Randevu Tel: +90 505 767 58 85
                      +90 533 373 81 23

Psikolojik Danışmanlık
İstanbul, Kadıköy, Acıbadem, Üsküdar, Pendik, Fatih, Beylikdüzü, Bakırköy'de Şubelerimiz vardır.
Psikoterapi
Bebek, Çocuk ve Ergen, Evlilik, Aile, Cinsel Terapi Hizmetleri Vermekteyiz.
Koçluk ve Rehberlik
Yaşam - Aile - Kariyer - Sporcu - Öğrenci - Eğitim - İlişki - Yönetici ve Finansman Koçlukları Vermekteyiz.
Eğitimlerimiz
Aile Okulu - Evlilik Okulu - Boşanma, Çocuk - Yaşam Koçluğu - Eş Seçimi, Hamilelik ve Evlilik Öncesi Eğitimleri
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam65
Toplam Ziyaret564003
Üyelik Girişi
Anket
Cinsel Terapiste Gitme Zamanı Geldi mi?
İçeriği ile beraber
-15 yıllık bu site-satılık Fiyatı
10.000 Dolar
İçeriği ile beraber -15 yıllık bu site-satılık Fiyatı 10.000 Dolar
Jenerik isime sahip, içeriği güçlü
-15 yıllık bu site-satılıktır.

Fiyatı: 10.000 Dolar


Uzm Klinik Psikolog Sabiha IŞIK 05301221102
sabihaisik@outlook.com
Öfke Kontrol Bozukluğu
08/03/2022

Öfke Kontrol Bozukluğu

Öfke kontrolü son zamanlarda çok sık karşılaştığımız bir sorun. Birçok insan bu nedenle çok mağdur oluyor. Öfke kontrolü sorunu olan kişi de, karşısındaki kişi de. Her insan öfkeyi yaşayabilir. 3-5 ayda bir hassas olduğu konularda kendini tutamayıp patlayabilir. Ancak bu sinir hali ufak olaylarda bile ve çok sık yaşanıyorsa ve çevresindeki insanlar bu yönünden çok şikayetçiyse öfke kontrol bozukluğu var diyebiliriz. Öfke kontrol bozukluğu var bende diyorsanız bunun için bir psikoloğa gitmeniz sizin kaderinizi iyi yönde değiştirecektir. Bunun için çaba gösterip tedavi olmazsanız ya da terapi almazsanız kaderiniz olumsuz yönde değişecektir. Bir zaman sonra eşiniz, dostunuz, arkadaşlarınız, çocuğunuz hayatınızdan çekilirler. Bu sorun sizi yalnız ve mutsuzluğa terk eder. Tedavi yöntemlerinden birincisi bir psikiyatrist tarafından yazılan reçete, ikincisi ise uzman bir psikolog tarafından yapılan terapidir. Psikoloğun sorgulayacağı noktalar; “Bu kişide bozukluk neden ortaya çıkmış?” Örneğin öfke kontrol bozukluğu olan bir kişi ile oturuyorum ve can sıkıcı bir olay gerçekleşti. Ben “Tüh ya talihsizlik, hay Allah” derken öfke bozukluğu olan kişi ortalığı yıkıyor. Bu kadar arada büyük bir fark var. Kimse de böyle tepki vermek istemez aslında. Bu kişiler genelde sonrasında çok pişman olup özür dilerler, kendilerini affettirmeye çalışırlar ancak yine aynı davranışları sürekli sergiledikleri için çevresi de o özrü artık kabul etmiyor ve güvenmiyor. Bu insanların geçmişinde genelde mutlak bir adaletsizlik vardır. Yani bir şekilde hayat çocukluklarında onlara adil davranmamıştır. Bu çocukların hakkı yenmiştir. Hayatta aradıklarını, ihtiyaç duyduklarını bulamamışlardır. Çocuklar büyük yetişkin olduklarında öfke krizi o isyan hali aslında o olayla değil geçmişteki diğer olayları tetikliyor. Geçmişteki o eksikliği, o ezikliği, o haksızlığı, adaletsizliği tetikler. Genetik de olabiliyor. Çocuk çok kötü bir örnekle büyüdüyse, anne, baba, bakım veren kişi kimse ona da benzer. Eğer o kişi de çok fazla sinirli, tepkileri uçta olan kişiyse en ufak olay istemeden bilinçaltından o zamanları çağırır ve kat kat fazla tepki vermesine neden olur. Bu kişiler küçüklükten itibaren büyüklerini gözlemleyerek hayattaki sorunları öfke ile çözmeyi öğreniyorlar. Kişi yaşadığı problemleri çözme konusunda öfkeyi bir araç olarak kullanıyor. Ama öfke yetersizliğin dışavurumudur ve hiçbir zaman problemi çözmez, aksine çoğu zaman problemi daha da büyütür. Çözüyormuş gibi göründüğü noktalar vardır ancak bu kısa vadelidir. Uzun vadede dışarıdan kendisini kontrol edemeyen, zaaflarını kontrol edemeyen, hatta belki de “ezik birisi” gibi görünmesi de mümkündür. Bazı erkekler eşlerine bağırıp, çağırıp üstünlük kurduklarını ve dışarıdan güçlü göründüklerini düşünürler ya ben böyle birisini gördüğüm zaman “ne kadar da özgüvensiz” diye düşünürüm. Bunun farkına varmamız gerekiyor. Öfke gerçek bir problem çözüm aracı değildir. Öfke genelde ikinci bir duygu olarak karşımıza çıkar. Onun öncesinde engellenmişlik, hayal kırıklığına uğrama, karşı tarafın değersiz hissettirmesi, işlerin yolunda gitmemesi, huzursuz hissetmemiz, haksızlığa uğradığımız düşüncesi gibi durumlar karşısında öfke ortaya çıkar. Şimdi burada önceki duyguyu tanımlamamız lazım. Şöyle düşün. Sakin bir anda son on öfkeni yaz. Ne zaman, nerede, hangi olay karşısında öfkelendin. Bazı insanlar karşı taraf değersiz hissettirdiğinde öfkelenir. Örneğin biri eşiyle konuştuğu zaman eşinin onu önemsemediğini hisseder ve kendisini böyle savunur. Öfkesi aslında o kişiye verdiği şu mesajdır “Beni fark et! Beni dikkate al!”. Ya da trafikte biri önünüze kırıyor. Her zaman böyle insanlar var maalesef. Bu anda siz çok sinirleniyorsunuz. Aslında şu mesajı vermeye çalışıyorsun “Ben bir bireyim. Benim hakkımı çalamazsın. Ben hakkımın peşine düşerim, yedirtmem.” Burada şuna bakmak gerekiyor; Ben nerede yaralıyım? Öfkeli insanlar yaralı insanlardır. Eğer ben yaramı fark etmezsem birisi ona hafifçe değdiği zaman ortalığı ayağa kaldırabilirim. Yani ne zaman öfkeleniyorsun? Hangi duygu öfkeyi tetikliyor bunu bulmamız lazım. Bir diğeri baktın öfkeleniyorsun, öfkenin bir termometresi vardır. O son noktada bağırıp çağırırken kimse kendisini kontrol edemez. O noktaya geldiğimiz zaman insanı kontrol muhakeme becerilerimiz artık devreden çıkıyor. Ne yapacağız peki? Her insanın öfkenin zirvesine giderken hissettiği belirtiler vardır. Mesela bedenini ateş basar, terler, gerilmeye başlar. Böyle bir durumda baktın kontrolü kaybediyorsun o ortamdan uzaklaşmak gerekiyor. Mesela “bunu şimdi konuşmayalım, sonra konuşalım”. Ya da biri trafikte önüne mi kırdı? O kişinin peşine düşmek yerine müsait bir yerde sağa çekip derin nefes alıp sakinleşmeyi beklemek. Öfke için orada bir adım attığınızda o bir gurur savaşına dönüşüyor. Bu halde sen bir kere tükürdüğün için tükürdüğünü yalamak istemeyeceksin. Hayatta senin zaten bir varoluşun var. İnsanların sana saygı duyduğu bir alan var. Olmadık bir yerde kavgaya girersen bir bakmışsın ki muhattabı olmadığın, kazananı olmayan savaşların kazananı olsan bile kaybedeni sen olursun. Bu duruma düşmemek lazım. Duygularını ifade etmediğin zaman, içine bastırdığında bir süre sonra bomba gibi patlayabilir. Öfke problemi olan kişiler hayatındaki kişilerle sorunlarını zamanında çözmezse, duygularını ifade etmezse birden ne oluyoruz şeklinde dışa vurumu olabilir. Bu halde de çözümü olmayan problemler çıkabilir. Pişmanlıklar, özürler, affettirmeye çalışmalar … Olay uzar gider.  Mesela biriyle konuşuyorsun ve seni dinlemediğini, önemsemediğini hissediyorsun. Bu durumda “Bak beni dinlemediğini hissediyorum. Niye böyle yapıyorsun? Ben kendimi değersiz hissediyorum senin yanında” dediğin zaman karşı taraf seni anlamasa bile o duygu basınç oluşturmadan dışarıya çıkacak ve rahatlayacaksın. Öfke, kontrolün kaybıdır ve kontrolsüz güç değildir. Öfke kontrol bozukluğun olduğunun farkına varmak ilk adımdı. Bundan sonrası ise kendini uzmanlara teslim edip daha kaliteli bir hayat sürmektir.

Klinik Psikolog Sabiha IŞIK



109 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Antisosyal Kişilik Bozukluğu - 28/06/2022
Sosyopati ya da psikopati olarak da adlandırılan antisosyal kişilik bozukluğu genel anlamda diğer kişilerin haklarına karşı umursamazlık ve ihlal halidir. Çocukluk veya ilk ergenlik çağında başlayıp yetişkinlik çağında da devam eder. Hilekarlık ve
Terk Edilme ve Ayrılık Korkusu - 24/06/2022
Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin’ e benzer aşıkların reddedilme ve terkedilme öyküleri mitolojde yoğun bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bütün hayatını sevgiliye adayan erkek ve kadın mitleri ile doludur masallar ve efsaneler. Analitik psikolojinin
Göç’ün Psikolojisi ve Sosyolojisi - 21/06/2022
Uluslararası göç; bir ülkeden bir ülkeye belirli bir süre yaşamak için taşınmak olarak adlandırabiliriz. Göç konusunu sebeplerine göre ayıracak olursak eğer
Bağlanma türleri ve insan ilişkilerine etkisi - 17/06/2022
Bağlanma; çocukların küçük yaşta anne veya bakım veren diğer kişi ile kurduğu bağdır. Bebekler küçük yaşlarda bakım veren kişinin ya da annenin her zaman ihtiyaçlarına cevap verebileceğini, güvenli olarak bir psikolojik yapı geliştirdiklerinde onlar
Çocuklarda davranış bozuklukları ve çalma davranışı - 14/06/2022
Bir davranışı problem olarak değerlendirmenin belli objektif ölçüleri vardır. Davranışın değerlendirilmesi sırasında
Otizm nedir? - 10/06/2022
Yaygın gelişimsel bozukluk başlığı altında otizm, asperger sendromu, çocuğun dezintegratif bozukluğu (Heller sendromu), başka türlü adlandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluk yer alır. Otizm belirtileri nelerdir? Otistik çocukları üç
Kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalıdır? - 07/06/2022
En sık sorulan sorulardan biri ne zaman ikinci çocuğu yapmalıyım? Kardeşler arası yaş farkı ideali kaç olmalıdır? Bu yazımda bunlara detaylıca değineceğim. Yaş farkına karar verirken değerlendirilecek konular; anne baba, anne baba ilişkisi, çocuğu
Çocuklarda konuşma geriliği, konuşma gecikmesi - 03/06/2022
Konuşma bir öğrenme ve iletişim biçimidir. Bebekler etrafındaki olayları gözlemleyerek, cisimlerin isimlerini duyarak zamanla konuşmaya başlarlar. Çocuk beyni ilk üç yaş içerisinde öğrenme ve taklit etmeye çok açıktır. Çok kolay öğrenir ve taklit ed
Çocuklara “Hayır”ı Öğretmek, Çocuklara Hayır Diyebilmek - 31/05/2022
Ne zaman çocuklara “hayır” diyoruz? Ne zaman “dur” diyoruz? Acaba bu hayır’lar bizim hayır’larımız mı yoksa olması gereken hayır’lar mı? Çocukların cezalandırılmaları ile ilgili süreçlerde bazen hayır diyerek, ses tonumuzu da arttırarak yapmaması ge
 Devamı